+90 (531) 434 40 78 | av.besimcanakbas@gmail.com

Boşanmada Velayet Kime Verilir? - Samsun Avukat

18 May 2026 | Yönetici
Blog Görsel
Velayet Nedir?
Velayet, bir çocuğun bakımı, eğitimi, korunması, sağlığı ve yetiştirilmesi gibi konularda yasal hak ve sorumlulukları ifade eden bir hukuki kavramdır. Velayet hakkı, yalnızca ana ve babaya aittir. Çocuğun kişisel varlığının korunmasını, malvarlığının idaresini ve hukuki temsilini kapsar. Velayet hakkı kapsamında, ebeveyn çocuğun nerede yaşayacağını, eğitimini, sağlık ihtiyaçlarını ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılama yükümlülüğünü de üstlenir.

Hukuki Dayanak: Türk Medeni Kanunu Madde 336
Velayet hakkı, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 336. maddesinde düzenlenmiştir. Madde şu şekildedir:
“Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hali gerçekleşmişse hakim, velayeti eşlerden birine verebilir. Velayet, ana ve babadan birinin ölümü halinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.”
Bu madde, evlilik birliği devam ederken velayetin ebeveynler tarafından birlikte kullanıldığını, ancak boşanma durumunda mahkemenin velayeti taraflardan yalnızca birine verebileceğini hükme bağlamıştır.

Çocuğun Üstün Yararı İlkesi: Her Şeyin Temeli
Mahkeme, velayet kararı verirken hiçbir şekilde annenin veya babanın talebine, maddi durumuna veya cinsiyetine göre değil, çocuğun üstün yararı ilkesine göre hareket eder. Bu ilke, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 3. Maddesi ile güvence altına alınmış ve Türk hukukunun da temel dayanağı haline gelmiştir. Bu soyut ilke, her somut olayda çocuğun fiziksel, ruhsal, eğitsel, sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarına göre somutlaştırılmakta ve hakimin geniş takdir yetkisiyle karara bağlanmaktadır.

Velayet Kararında Dikkate Alınan Kriterler Nelerdir?
Mahkeme, çocuğun velayetini belirlerken aşağıdaki kriterleri kapsamlı bir şekilde değerlendirir:

-Çocuğun Yaşı ve Gelişim Dönemi
Küçük yaştaki çocuklar (özellikle 0-6 yaş): 2-3 yaşındaki bir çocuğun anne şefkatine, sıcaklığına ve bakımına ihtiyacı olduğu kabul edilir. Bu dönemde çocuğun anneden uzun süreli ayrı kalması, üstün yararına aykırı bulunur. 2 yaşından küçük bir çocuğun velayeti kural olarak anneye verilir. Çocuğun yaşı büyüdükçe (örneğin 7-8 yaş ve üzeri), babaya velayet verilmesi ihtimali de artar. Özellikle ergenlik dönemine yaklaşan çocuklarda çocuğun kendi iradesi daha fazla önem kazanır.

-Çocuğun Sağlık ve Eğitim İhtiyaçları
Çocuğun herhangi bir engeli, kronik hastalığı veya özel eğitim ihtiyacı var mı? Bu ihtiyaçları daha iyi karşılayabilecek ebeveyn hangisi? Ebeveynlerin çocuğun eğitimine ayırdığı zaman ve katkı düzeyi. Çocuğun alışkın olduğu okul, arkadaş çevresi ve yaşam düzeninin devamının sağlanması.

-Ebeveynlerin Kişisel ve Ekonomik Durumu
Maddi durum tek başına belirleyici değildir. Mahkeme “daha zengin ebeveyne verilir” şeklinde bir yaklaşım sergilemez. Ebeveynin çocuğa ayırabileceği zaman, ilgi ve şefkat daha önemlidir. Ebeveynin ruh sağlığı, madde bağımlılığı, suç işleme geçmişi gibi faktörler. Ebeveynin yaşam tarzı, çocuğun gelişimini olumsuz etkiliyor mu? Örneğin; çocuğunu bırakıp başka bir erkekle yaşamaya giden anneye velayet verilmesi çocuğun üstün yararına bulunmayabilir.

-Kardeş Bağları ve Aile Bütünlüğü
Mümkün olduğunca kardeşlerin ayrılmaması ilkesi geçerlidir. Çocuğun mevcut aile düzeni, okul çevresi, sosyal ilişkilerinin devamı.

-Çocuğun Görüşüne Başvurulması
İdrak çağındaki çocuk (genellikle 7-8 yaş ve üzeri) dinlenir. Çocuğun hangi ebeveyni ile yaşamak istediği, tercihleri, kaygıları ve düşünceleri alanında uzman bir pedagog veya psikolog eşliğinde değerlendirilir. Ancak çocuğun görüşü, diğer tüm faktörlerle birlikte değerlendirilir ve mutlak bağlayıcı değildir.

-Diğer Önemli Kriterler
Ebeveynin çocuğa karşı şiddet, ihmal veya istismar eğilimi. Ebeveynin çocuğun diğer ebeveynle kişisel ilişki kurmasını engelleyici tutumu. Ebeveynin iş yoğunluğu, seyahat sıklığı ve çocuğun yanında bulunma süresi. Ebeveynin çocuğa karşı ilgisi, bağlılığı ve sorumluluk bilinci.

Velayet Türleri
-Tek Velayet (Anne veya Babaya)
Türk hukukunda uzun yıllar boyunca uygulanan temel velayet modeli budur. TMK m. 336 uyarınca, boşanma halinde velayet, çocuğun üstün yararı gözetilerek eşlerden sadece birine verilir. Velayeti almayan eş ise, çocukla kişisel ilişki (görüşme) hakkına sahip olur.

-Ortak Velayet (Birlikte Velayet)
Ortak velayet, anne ve babanın çocuk üzerindeki velayet haklarını ve sorumluluklarını eşit şekilde kullanmaya devam etmesidir.

Türk Medeni Kanunu'nda ortak velayete ilişkin doğrudan bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak Yargıtay, birlikte velayetin tenfizine ilişkin kararlar sonrasında, Bölge Adliye Mahkemeleri de bazı şartlar dahilinde ortak velayete hükmetmeye başlamıştır. Uygulamada ortak velayette çocuk, eşlerden biri ile yaşar, diğer ebeveynle belirli gün ve saatlerde kişisel ilişki kurar. Çocuğun eğitim, sağlık, din gibi temel konularda kararlar ebeveynler tarafından birlikte alınır. Ancak unutulmamalıdır ki, uygulamada hâkim, eşlerin birbiriyle uyumlu çalışıp çalışamayacağını, çocuğun menfaatinin ortak velayete uygun olup olmadığını titizlikle değerlendirir ve çoğu durumda tek velayet modeli tercih edilmeye devam etmektedir.

Velayet Davası ve Süreci
Velayet davası, genellikle boşanma davası ile birlikte açılır. Ancak boşanma davasından bağımsız olarak da velayetin değiştirilmesi veya düzenlenmesi davası açmak mümkündür.

Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi olmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme, çocuğun yerleşim yeri veya ebeveynlerden birinin ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir.

Hakim, gerektiğinde bir pedagog veya psikologdan sosyal inceleme raporu alarak çocuğun içinde bulunduğu aile ortamını, okul durumunu ve çevresini objektif bir şekilde değerlendirir.

Velayetin Değiştirilmesi Davası
Velayet kararı, kesin hüküm teşkil etmemektedir. Değişen koşullar, sonradan ortaya çıkan sebepler veya velayet sahibi ebeveynin çocuğun üstün yararını tehlikeye düşürmesi halinde, velayetin değiştirilmesi mümkündür.

Velayetin değiştirilmesi sebepleri şunlardır:
-Velayet sahibi ebeveynin başkasıyla evlenmesi,
-Velayet sahibi ebeveynin başka bir yere (uzak bir şehre veya ülkeye) taşınması,
-Velayet sahibi ebeveynin ölmesi,
-Mahkemece verilen kişisel ilişki düzenlemesine aykırı hareket edilmesi (çocuğu diğer ebeveyne göstermemek gibi),
-Velayet sahibi ebeveynin çocuğu ihmal etmesi, kötü muamelede bulunması veya çocuğun gelişimini olumsuz etkileyecek bir yaşam tarzı sürmesi.
Tüm bu durumlarda, mahkeme çocuğun üstün yararı ilkesini gözeterek velayetin diğer ebeveyne verilmesine veya velayetin kaldırılmasına karar verebilir.

Samsun BCA Hukuk ve Danışmanlık Olarak Yanınızdayız
Velayet, çocuğun tüm geleceğini şekillendirecek en önemli karardır. Bu hassas süreçte, doğru strateji, eksiksiz deliller ve güçlü bir hukuki savunma, çocuğunuzun üstün yararının korunması için hayati önem taşır.

Av. Besim Can Akbaş liderliğindeki ekibimiz, aile hukuku alanında uzman kadrosuyla, velayet davalarında müvekkillerimize profesyonel hukuki danışmanlık sunmakta, delillerin toplanması, sosyal inceleme raporlarına itiraz ve mahkeme süreçlerinde yanınızda yer almaktadır.

Boşanma sürecinde çocuğunuzun velayeti konusunda hak kaybına uğramamak için bizimle iletişime geçin.

Samsun BCA HUKUK VE DANIŞMANLIK
Av. Besim Can AKBAŞ