Boşanmadan Sonra Çocukla Kişisel İlişki (Görüşme Hakkı) Tesisi - Samsun Avukat
18 May 2026 |
Yönetici
Kişisel İlişki Hakkı Nedir?
Kişisel ilişki, velayeti kendisine verilmeyen anne veya babanın, çocuğu ile belirli gün ve zaman dilimlerinde bir araya gelmesi, onunla kaliteli vakit geçirmesi ve iletişimini sürdürmesidir. Bu hak, sadece ebeveynin annelik veya babalık duygularını tatmin etmek için değil, öncelikle çocuğun sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için tanınmıştır.
Kişisel ilişki hakkı kapsamında ebeveyn, genellikle haftanın belirli günlerinde veya hafta sonlarında çocuğunu yanına alabilir, okul tatillerinde, yarıyıl veya yaz tatillerinde çocuğun kendisiyle daha uzun süre kalmasını sağlayabilir.
Kişisel İlişkinin Yasal Dayanağı Nedir?
Kişisel ilişki hakkı, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 323. ve 324. maddelerinde düzenlenmiştir.
TMK 323. Madde: "Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir." Bu madde, velayet hakkına sahip olmayan ebeveyne çocuğuyla kişisel ilişki kurma hakkı tanırken, "uygun" kavramıyla bu hakkın sınırsız olmadığını, çocuğun menfaati doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
TMK 324. Madde: "Hâkim, kişisel ilişkinin kapsamını belirlerken çocuğun sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararını göz önünde tutar. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse veya ana veya baba bu haklarını yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlarsa, hâkim bu hakkı ya kaldırır ya da koşullara bağlı olarak sınırlandırır." Bu düzenleme, çocuğun üstün yararının her türlü ebeveyn hakkının önünde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Kişisel İlişkinin Düzenlenmesinde Hangi Kriterler Esas Alınır?
Mahkeme, kişisel ilişkiyi düzenlerken en temel ve bağlayıcı ilke olarak çocuğun üstün yararını esas alır. Bu soyut ilke, her somut olayda aşağıdaki kriterler göz önünde bulundurularak somutlaştırılır.
-Çocuğun yaşı ve gelişim dönemi: Küçük yaştaki çocuklarda görüşme süresi daha kısa ve daha sık olabilirken, büyüdükçe süreler uzayabilir ve yatılı kalma şeklinde düzenlemeler yapılabilir.
-Çocuğun eğitim durumu ve okul başarısı: Okul günlerinde yapılacak uzun yolculuklar veya geç saatlere kadar süren görüşmeler çocuğun derslerini olumsuz etkileyebileceğinden mahkeme bu duruma dikkat eder.
-Tarafların çocuğa olan yaklaşımı ve ilgisi: Ebeveynlerin çocuğun fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını karşılama becerileri, çocuğun her bir ebeveyni ile mevcut bağı değerlendirilir.
-Ebeveynlerin çalışma koşulları ve ikamet adresleri: Ebeveynlerin çalışma saatleri, vardiya düzenleri ve birbirlerine olan uzaklıkları, görüşme gün ve saatlerinin belirlenmesinde etkilidir.
-Taraflar arasındaki iletişim düzeyi: Ebeveynlerin birbirleriyle uyumlu bir şekilde iş birliği yapıp yapamayacakları, kişisel ilişkinin sıklığını ve süresini etkileyebilir.
-Çocuğun varsa özel ihtiyaçları: Engelli çocuklarda veya özel sağlık sorunu bulunan çocuklarda kişisel ilişki düzenlenirken ek tedbirler alınabilir.
-Çocuğun görüşü: Yargıtay uygulamasına göre, çocuk 10 yaşından itibaren doğrudan görüşülerek, kişisel ilişki konusundaki düşünceleri alınır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, mahkeme tarafından belirlenen kişisel ilişki düzenlemesi, annelik ve babalık duygularını tatmin etmeye yeterli olmalı ve çocuğun her iki ebeveynle de eşit düzeyde iletişim kurabilmesini sağlamalıdır.
Kişisel İlişki Düzenlemesi Nasıl Yapılır?
Kişisel ilişki düzenlemesi, genellikle boşanma davası ile birlikte yapılır. Ancak daha sonra da müstakil bir dava açılarak kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talep edilebilir.
Boşanma Davası İle Birlikte Düzenlenmesi
Boşanma davası sırasında, davacı veya davalı eş, çocukla kişisel ilişki kurulmasını talep edebilir. Mahkeme, çocuğun velayetini düzenlerken aynı kararda kişisel ilişkinin kapsamını da belirler. Bu aşamada eşler anlaşarak bir protokol imzalayabilir veya mahkeme uyuşmazlığı çözerek karar verir.
Müstakil Kişisel İlişki Davası
Daha önce bu konuda bir karar verilmemişse veya mevcut karar çocuğun değişen ihtiyaçlarına cevap vermiyorsa, aile mahkemesine başvurularak kişisel ilişki kurulması talep edilebilir.
Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi Davası
Verilen karar, kesin hüküm teşkil etmez. Koşulların değişmesi halinde (örneğin çocuğun okula başlaması, ebeveynlerden birinin başka şehre taşınması gibi) taraflar, aile mahkemesinden bu kararın yeniden düzenlenmesini isteyebilirler.
Üçüncü Kişilerin Kişisel İlişki Hakkı Var mıdır?
Türk Medeni Kanunu'nun 325. maddesi, çocuk ile üçüncü kişiler arasında kişisel ilişki kurulmasını düzenlemektedir. Bu kapsamda, özellikle büyükanneler ve büyükbabalar, çocukla kişisel ilişki kurma talebinde bulunabilirler. Mahkeme, bu talebi değerlendirirken her zaman çocuğun üstün yararını gözetir. Büyükanne ve büyükbabanın talebi, ancak çocuğun gelişimine katkı sağlayacaksa ve ana-babanın bu konuda makul bir itirazı yoksa kabul edilir.
Kişisel İlişkinin Engellenmesi Halinde Ne Yapılabilir?
Maalesef boşanma sonrası en sık rastlanan sorunlardan biri, velayet sahibi ebeveynin diğer ebeveynin çocukla görüşmesini engellemesidir. Bu durumda, mağdur ebeveynin birden fazla hukuki yolu bulunmaktadır.
İcra Şikayeti ve Zorla Çocuk Teslimi
Mahkemenin kişisel ilişki kararına rağmen çocuğu göndermeyen velayet sahibi ebeveyn hakkında, ilamlı icra takibi başlatılabilir. İcra müdürlüğü, kararın yerine getirilmesi için gerekli işlemleri yapar ve çocuğun teslimini sağlar.
Tazminat Davası
Kişisel ilişkinin engellenmesi, maddi ve manevi tazminat sebebidir. Ebeveyn, bu nedenle uğradığı üzüntü ve kayıpların karşılanması için ayrıca tazminat davası açabilir.
Velayetin Değiştirilmesi Davası
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, velayet sahibi eşin diğer eşin çocukla kişisel ilişki kurmasını kasıtlı olarak engellemesi, velayet hakkının kötüye kullanılması anlamına gelir ve velayetin değiştirilmesi için haklı bir sebeptir. Bu durumda mahkeme, velayetin diğer ebeveyne verilmesine karar verebilir.
Kişisel İlişkinin Kısıtlanması veya Kaldırılması Mümkün müdür?
TMK 324/3'e göre, kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse veya ana baba bu hakkını yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırsa, mahkeme bu hakkı ya kaldırır ya da koşullara bağlı olarak sınırlandırır.
Kişisel ilişkinin kısıtlanmasını veya tamamen kaldırılmasını gerektiren haller şunlardır:
-Ebeveynin çocuğa karşı fiziksel veya cinsel istismarda bulunması
-Ebeveynin çocuğun gelişimini olumsuz etkileyecek bağımlılıklarının (alkol, madde) bulunması
-Ebeveynin çocuğu velayet sahibi ebeveyne karşı kışkırtması, olumsuz telkinlerde bulunması
-Kişisel ilişki sırasında çocuğun sürekli olarak huzursuz olması, korku ve endişe yaşaması
-Ebeveynin çocuğu kaçırma riskinin bulunması
Bu durumlarda, mahkeme geçici veya sürekli olarak kişisel ilişki hakkını kısıtlayabilir veya tamamen kaldırabilir. Ancak bu tür bir karar verilebilmesi için, iddiaların somut delillerle ispatlanması gerekir.
İdrak Çağındaki Çocuğun Görüşü Ne Kadar Önemlidir?
Mahkeme, çocuğun idrak çağında olması halinde (Yargıtay uygulamasında bu yaş genellikle 10 olarak kabul edilir), çocuğun doğrudan görüşünü alır. Çocuğun velayet veya kişisel ilişki konusundaki tercihi, diğer tüm faktörlerle birlikte değerlendirilir ve mutlak bağlayıcı değildir. Ancak özellikle ergenlik dönemindeki çocukların tercihlerine çoğunlukla itibar edilmektedir.
Yargıtay Kararları Işığında Kişisel İlişki Uygulaması
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin konuya ilişkin birçok emsal kararı bulunmaktadır.
-Kardeşlerin ayrı düzenlenmesi: Bir kararda, velayeti anneye verilen kız çocuğu ile babaya verilen erkek çocuğu arasında, çocukların birbirini görmesini sağlayacak şekilde kişisel ilişki düzenlenmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
-Protokol ihlali: Tarafların anlaşarak Salı ve Cumartesi günlerinde görüşme kararı aldıkları bir dosyada, mahkemenin bu protokole aykırı olarak Cuma gününe karar vermesi Yargıtay tarafından bozulmuştur.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kişisel ilişkinin düzenlenmesi davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesi'dir. Aile Mahkemesi'nin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi bu davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetkili mahkeme ise, çocuğun yerleşim yerindeki veya velayet sahibi ebeveynin ikamet ettiği yerdeki mahkemedir.
Samsun BCA Hukuk ve Danışmanlık Olarak Yanınızdayız
Boşanma sonrası çocukla kişisel ilişkinin kurulması, hem ebeveyn hem de çocuk açısından son derece önemli ve hassas bir süreçtir. Doğru bir kişisel ilişki düzenlemesi, çocuğun her iki ebeveyniyle de sağlıklı bir bağ geliştirmesini sağlarken; yanlış veya adaletsiz bir düzenleme, onun ruhsal gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir.
Av. Besim Can Akbaş liderliğindeki ekibimiz, aile hukuku alanında uzman kadrosuyla, boşanma sürecinde çocukla kişisel ilişkinin tesis edilmesi, mevcut düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesi ve bu alanda karşılaşılan uyuşmazlıkların çözümünde müvekkillerimize profesyonel hukuki danışmanlık sunmaktadır.
Hak kaybına uğramamak, çocuğunuzla sağlıklı bir ilişki kurabilmek ve tüm bu süreçte yanınızda güçlü bir hukuki destek görmek için bizimle iletişime geçin.
Samsun BCA HUKUK VE DANIŞMANLIK
Av. Besim Can AKBAŞ