İfade (Savunma) Vermeye Gitmezseniz Ne Olur? - Samsun Avukat
12 March 2026 |
Yönetici
İfade Vermeye Çağrı Nedir?
İfade verme çağrısı, ceza soruşturması veya kovuşturması kapsamında, Cumhuriyet savcılığı ya da kolluk kuvvetleri (polis, jandarma) tarafından, ilgili kişinin beyanının alınması amacıyla yapılan resmi davettir. Bu çağrı, soruşturmanın sağlıklı ilerleyebilmesi için hukuki bir yükümlülük doğurur . CMK'da bu hususu düzenleyen başlıca hükümler şunlardır:
-CMK m. 145: Çağrıya uymayan şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilebileceğini düzenler .
-CMK m. 146: Zorla getirme kararının nasıl uygulanacağını açıklar .
-CMK m. 98: Şüpheli veya sanık hakkında yakalama emri çıkarılabileceğini belirtir .
İfade Vermeye Kimler Çağrılabilir?
Ceza muhakemesinde farklı sıfatlarla ifadeye çağrılmanız mümkündür :
-Şüpheli: Hakkında soruşturma başlatılan ancak henüz kamu davası açılmamış kişi. Savunma hakkını kullanması için ifadeye çağrılır.
-Sanık: Hakkında kamu davası açılmış ve mahkemede yargılanan kişi. Duruşmalara katılmak ve savunma yapmak zorundadır.
-Tanık: Olayı gören veya bilgi sahibi olan kişi. Tanık sıfatıyla ifadeye davet edilir.
-Mağdur/Katılan: Suçtan zarar gören kişi. Beyanı soruşturma ve kovuşturma açısından önemlidir.
Çağrı Usulü ve Tebligat Nasıl Yapılır?
CMK m. 145 gereği, ifadeye çağrı tebligat yoluyla yapılır . Usulüne uygun bir çağrıda mutlaka şu hususlar yer almalıdır :
-Kimin ifadeye çağrıldığı,
-Hangi suç kapsamında çağrıldığı,
-Nerede ve ne zaman hazır bulunması gerektiği,
-Gelmediği takdirde zorla getirileceği bilgisi.
Önemli Uyarı: Bu bildirim yapılmadan doğrudan zorla getirme veya yakalama kararı verilmesi usul hatası sayılır .
İfade Vermeye Gitmezseniz Ne Olur? (Aşama Aşama)
1. İlk Aşama: Zorla Getirme Kararı
İfade davetine icabet etmezseniz ilk aşamada uygulanacak işlem zorla getirme kararıdır :
-Savcı veya mahkeme tarafından zorla getirme kararı çıkarılır.
-Kolluk kuvvetleri (polis/jandarma) bu kararı uygular ve kişiyi zorla karakola ya da savcılığa götürür .
Zorla getirme kararı, CMK'nın 146. maddesine dayanır .
Zorla getirme nasıl uygulanır?
-Polis veya jandarma tarafından kişinin adresinde bulunması sağlanır.
-Kişi, kolluk nezaretinde savcıya veya mahkemeye götürülür.
-Burada ifadesi alınmadan bırakılması mümkün değildir.
Önemli Not: Zorla getirme, gözaltı ile karıştırılmamalıdır. Gözaltı, suç işlendiğine dair kuvvetli şüphe ve yakalama sebebinin bulunması halinde uygulanır. Zorla getirmede ise amaç sadece ifade almaktır .
2. İkinci Aşama: Yakalama Kararı
Zorla getirme kararı uygulanamazsa (örneğin kişi adresinde bulunamamışsa) veya kişi hakkında kaçma şüphesi varsa, bir sonraki aşama yakalama kararıdır .
Yakalama kararı hangi hallerde verilir?
-Kişi çağrıya rağmen gelmemişse,
-Zorla getirme kararı uygulanamamışsa (kişi adresinde bulunamamışsa),
-İfadesinin alınması soruşturma/kovuşturma açısından zorunluysa,
-Özellikle sanığın kaçma ihtimali veya delilleri karartma riski varsa.
Yakalamanın sonuçları :
-Kişi polis tarafından bulunduğu yerde yakalanır.
-Derhal savcılığa veya mahkemeye çıkarılır.
-İfadesi alınana kadar kişi özgürlüğünden yoksun bırakılabilir.
Bu aşamadan sonra kaçınma imkanı kalmaz.
Şüpheli, Sanık, Tanık ve Mağdur İçin Farklı Sonuçlar
-Şüpheli Açısından
İlk aşamada zorla getirme kararı çıkarılır.
Devamında yakalama emri verilebilir.
Şüpheli, savunma hakkını kullanmadan yargılamadan kaçamaz.
-Sanık Açısından
Mahkeme aşamasında da aynı süreç işler.
Sanığın duruşmalara katılmaması halinde doğrudan yakalama kararı çıkarılabilir.
Duruşmaya gelmeyen sanık hakkında, CMK m. 198 uyarınca zorla getirme kararı da verilebilir.
-Tanık Açısından
Tanık ifadeye çağrıldığında gitmezse, önce para cezası uygulanır (CMK m. 60).
Tekrar gelmezse zorla getirme kararı verilir.
Yakalama kararı ise istisnai durumlarda söz konusu olur.
-Mağdur Açısından
Mağdurun ifadeye gelmemesi davanın gidişatını olumsuz etkileyebilir.
Ancak mağdurun zorla getirilmesi, şüpheli ve tanığa kıyasla daha istisnai bir durumdur .
İfade Vermemenin Diğer Hukuki Sonuçları
1. Gıyabi Tutuklama Riski
İfadeye gelmeyen ve hakkında yakalama kararı çıkarılan kişi, yakalandığında mahkemeye çıkarılır ve bu aşamada tutuklama riskiyle karşı karşıya kalabilir.
2. Adli Kontrol Yükümlülükleri
Mahkeme, ifadeye gelmeyen kişi hakkında adli kontrol tedbirleri (yurt dışı yasağı, imza yükümlülüğü, konutu terk etmeme vb.) uygulanmasına karar verebilir.
3. Savunma Hakkının Kısıtlanması
İfade vermemek, savunma hakkınızı kullanmamanız anlamına gelir. Oysa ifade aşaması, lehinize olan delilleri sunmak ve suçlamalara karşı kendinizi savunmak için en önemli fırsattır.
İfade Vermeye Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
-Avukatınızla Gidin: İfade vermeye giderken mutlaka bir avukat eşliğinde gidin. Avukatınızın ifade sırasında yanınızda bulunması en temel hakkınızdır.
-Susma Hakkınız Var: CMK m. 147'ye göre şüpheli, ifade vermeden önce susma hakkı olduğu konusunda bilgilendirilmelidir.
-Delilleri Toplayın: İfadeye gitmeden önce lehinize olan delilleri (belge, kayıt, tanık bilgileri) hazırlayın.
-İfade Tutanağını İmzalamadan Önce Okuyun: İfadeniz yazıldıktan sonra mutlaka okuyun, yanlış veya eksik varsa düzeltilmesini isteyin.
Samsun BCA Hukuk ve Danışmanlık Olarak Yanınızdayız
Ceza soruşturması veya kovuşturması geçiren bir kişi için ifade verme süreci, hayati önem taşır. İfadeye gitmemek, basit bir ihmal gibi görünse de, zorla getirme, yakalama ve hatta tutuklama gibi ağır sonuçlara yol açabilir.
Av. Besim Can Akbaş liderliğindeki ekibimiz, ceza muhakemesi sürecinde müvekkillerimizin haklarını korumak, ifade aşamasında yanlarında olmak ve en doğru savunmayı yapmalarını sağlamak için 7/24 hizmetinizdedir.
Hakkınızda bir soruşturma başlatıldıysa, ifade çağrısı aldıysanız veya yakalama kararıyla karşı karşıyaysanız, vakit kaybetmeden bizimle iletişime geçin.
Samsun BCA HUKUK VE DANIŞMANLIK
Av. Besim Can AKBAŞ